Özgürlük Ahlakında Kadın – DOSYA (3)

Özgürlük Ahlakında Kadın – DOSYA (3)

Toplumların kurum ve kuruluşları ve komünleri örgütlü ise kendi sistemini rahatlıkla kendilerini geçindirebilirler, bunun yanı sıra hiç kimse arişe ve sorunlardan bahsedemez.

Kadın ve Örgütlülük

Her toplumda olduğu gibi kurumlaşmalar  Demokratikleşmede komünler en temel yapı taşlarıdır. Demoktatik toplum, sosyalist ve zayendperest bir bakışaçısından uzak, iktidarcı sisteme sisteme karşı ahlaki ve politik toplumu yaratmayı hedeflemek, ancak güçlü bir hareket ile ve kurumlaşmalarla toplumun her her yerinde geniş bir yer edinebilir ve örgütlü  çalışmalar yapabilir.

Toplumların kurum ve kuruluşları ve komünleri örgütlü ise kendi sistemini rahatlıkla kendilerini geçindirebilirler, bunun yanı sıra hiç kimse arişe ve sorunlardan bahsedemez. Onun için dir ki her mahallede, köy, kasaba, semtlerde, il ve ilçelerde komünler de istenildiği gibi hareket ederse ve çalışmalar yürütülse diyebiliriz ki bizler sonuca ulaşmışız demektir. Kurduğumuz hareket ise düzenli ve disiplinlidir.

Toplumlarda kurum, kuruluşları, komünleri eğer örgütlü ,düzen ve disiplinli ise, toplumun değer yargılarına göre ahlaki ve politik hareket ederse istenilen en iyi sonucu elde eder ve toplum içerisindeki karışıklıkları çözüm olur. Biliniyor ki kurum kuruluşları olmayan toplum ölmüş demektir.

Toplumu canlı kılan ve örgütlü olmasını sağlayan, demokratik bir hareket oldukları içindir. Onun için her bir komün ve her bir kurum  toplumun birlikteliğini ve toplum içerisindeki sorunlarına çözüm olduklarını ifade ediyor. “Özgür insan diyor ki” “İnsan örgütsüz bir toplumu düşünemiyor” eğer bir yerde on(10)kişi bile varsa kendilerini örgütlemeye ihtiyaç vardır.

‘Önemli olan çözüm olmaktır’

İnsan daha çok örneklendirip daha da açımlayabilir ve aydınlatabilir. Eğer bir semt te veya bir mahallede yüz kadın varsa ve  her bir kadın yaşamış olduğu sorunlarına cevap olamıyorsa ayrıca yaşadıkları sorunlara cevap olamıyorsa, bunu bilmelidir ki sorunlara yaklaşım tarzında bir yanlışlık vardır. Sorun ister toplumsal ister siyasi ve ister günlük olsun, önemli olan odur ki sorunlara çözüm olmaktır.

Evet  önemlisi var olan sorunlarımıza nasıl ve hangi yöntemlerle cevap olacağız? Ya da var olan kurum ve kuruluşlara  ve komünlerimize yakalaşımlarımızı nasıl değerlendiriyoruz.

Aslında burada önemli olan odur ki bütün kadınlar için ve bütün toplum üyelerine kendi kurum ve kuruluşlarına sahip çıkmalarını ve anlam biçmeleridir.

Bu temelde verilen değer ve biçilen anlam değerlidir. İkincisi ise eğitimdir, aslında herkesin eğitime ihtiyacı vardır özellikle de her kadını bireysel eğitimlerine önem vermeli ve aksatmamalıdır. Eğitimli ve örgütlü kadın  öncü rolü alabilecek ve toplum içerisinde de önemli bir konuma sahip olabilecektir.

Bizler “kadın toplumun öncü rolüdür derken” kadının toplumun herhangi bir yerinde olan rolünden bahsediyoruz; bunu bu şekil ele alıyoruz ve değerlendiriyoruz. Öncü olmak ancak güçlü bir hareket, düzenli ve disiplinli olarak gerçekleşebilir. Eğitimli bir kadın örgütlü, düzenli ve disiplinli olduğu için kendi duruşu ve kişiliği hem evin içerisinde hem de kendi kişisel sorunlarına çözüm olma noktasında öncü rol oynayabilir.

“Kutsak Ananın kutsal yaşamına dönüş”

Mahalle komünleri ve kurumlar tartışmaların yapılacağı ve çözüm bulabilecekleri ve arşelerin yerleridir. Eğer gerekirse insan günlerce ara vermeden olay ve olgulara kalıcı çözümler bulmak için komünlerde tartışmalar geliştirebilir. Örneğin bir mahallede sorun var; bütün kadınlar toplansın ve saatlerce yada günlerce tartışmalar yaparak çözümler aramalılar.

Var olan sorunlarımıza çözüm arayanlar bizim ardımızda bizi aramasınlar; bizler komünlerimizde ve kurumlarımızda çözümler için toplanalım. Kurum ve kuruluşlarımız şunu gerektiriyor, bizim toplumumuzun sorularının çözümlendiği yer ve mekânı olsun ki her çeşit sorunlarımızı tartışabilelim. Sadece bu kadınlar için geçerli değildir, toplumun bütün her yerinde bulunanlar içindir.

Her bir kurum oluştururken bir sorunun daha çözüm bulduğunun sonucudur. En önemlisi odur ki kurumlara olan yaklaşımlarımızı tekrardan göz önünde bulundurarak istenilene ulaşmak ve ona göre hareket etmektir.

Biz kadınlar olarak günlük olarak ne kadar zaman ayarlayabiliyoruz kurumlarımız için? Bizler ne kadar komünün parçaları olabiliyoruz? En önemli sorunlarımızdan biride budur; bizler kurum sahipleriyiz, fakat kurumun daimi üyesi olarak görmüyoruz. Önemli olan şudur ki her bir kadın kendini kurumların daimi üyesi olarak görmeli ve kurumlarımıza karşıda kendisini sorumlu görmelidir ki demokratik komünler kuralım ve hareket edelim; komünleri olan bir toplum demokratik kadına sahip çıkabilir ve bütün sorunlarına çözüm olabilir.

Ahlaki ve politik toplumun öncüleri kadın ve gençlerdir. Kadın ve gençler olarak ahlaki ve politik topluma yakın olan kadın ve gençlerdir ve kendini en çok yakın olan da onlardır. Kutsal yaşama dönüş ve kutsal Ananın yaşamına dönüş ve sahip çıkma her kadını yapması gereken bir görev ve borçtur. Bu da şunu gösteriyor ki bizler bu kutsal yaşamın izcileriyiz ve beş bin yıllık yaşamın kutsallık üzerinde kurulmuş ve demokratikti. Ancak birbirlerini tutma ve onların miraslarına sahip çıkarak kendi omuzlarına düşen yükü omuzlamak ver görev ve sorularını yerine getirmek.

BİTTİ

Maxmur Kadın Vakfı Sitesi – Yıldız Gever

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com

www.lekolin.org

www.lekolin.net

www.lekolin.info

Reklamlar