Kürdistan’da ‘Taca Zêrîn’ / Amed Dicle

Kürdistan’da ‘Taca Zêrîn’

Amed Dicle

07 Nisan 2012

Kürdistan…

Leyla Altan Batmanlı bir kadındı…

Savaşın, zulmün, katillerini gözleriyle gördüğü faili meçhullerin sokaklarında cirit attığı kentini 18 yaşında terk etti.

Dağa çıktı…

Dağlarda, kentlerde çalıştı, çatışmalara, pusulara düştü…

Gün geldi Avrupa’ya gitti, sonra tekrar ülkesine, geldiği yere doğru yol aldı…

Perihan Parlak Adıyamanlı bir ailenin kızıydı..

Ailesi henüz o yokken Adana’ya göç etmişti.

Metropol ellerinde büyüdü, sonra yönünü dağlara verdi…

13 yıl dağda kaldı.

Annesi onu; mahallede üniversiteye giden ilk kadın, ailenin en zeki çocuğu olarak tanımladı.

Rojda Afrin ise, Güneybatı Kürdistan’ın Afrin kentindendi. Perihan gibi ülkesinden uzakta Halep’te büyüdü.

Sonra “insanın ülkesi özgür olmadan, kadınları özgür olmaz” dedi ve ülkesinin kuzey dağlarına gitti..

12 yıl gerillacılık yaptı…

Selma Avcı‘nın ailesi, on yıllar önce kendisinin bile bilmediği tarihlerde Mardin’den İç Anadolu’ya göç ettirilmişti.

Selma göçün tarihini ve hikayesini bilmiyordu ama genç yaşlarda sebebini idrak etmişti..

Onun bir ülkesi vardı…

Ve 18 yaşında iç Anadolu’dan yola çıkarak Kürdistan’a gitti..

11 yıl gerilla olarak dağlarda dolaştı.

Meyaser Orbay, yani Diljin Cilo daha şanslıydı. Çünkü o ülkesinin kalbinde Hakkari’de doğup büyüdü.

Sokaklarda gördüğü, tanık olduğu zulme boyun eğmedi, 17 yaşında tuttu yolunu dağların…

Annesi onu 14 yıl görmemişti…Cenazesini gördüğünde Meyaser 31 yaşındaydı.

Ayşe Ehmed Ranya’lıydı.

Güney Kürdistan serhildanı onun kentinde başladığında Ayşe 11 yaşındaydı.

Kürdistan’da çizilen yapay sınırları hiç bir zaman tanımadı yönünü Kuzeye Verdi.

O da on bir yıl dağlarda kaldı…

Özlem Atsak Van’lı, Mizgin Aratemur Batman’lıydı…

Henüz 3 yaşındayken babası zindana atılmıştı…

Asuman Mucel Silvan’lı, Şükran İmaç Bitlis, Gurbet Altun Sason’luydu…

Welat ve Şehriban Argış Kozluklu amca çocuklarıydılar…

Devletin baskı ve zumünden dolayı çocuklukları göç yollarında geçmişti…

Bir ay arayla gerillaya katıldılar…

Dağda henüz bir seneleri dolmamıştı…

Gülistan Basutçu barış aktivistiydi…

Canlı mertallere ( kalkan ) katıldı. Aktiviteleri suç sayıldı. Taraf olmak durumunda kaldı tarafını seçti ve 7 yıl dağda gerillacılık yaptı.

Asiye Gündüz de Gülistan gibi Batman’lıydı. Dağda kaldığı zamanlarda mektup yazmayı severdi.

Kim bilir kaç mektup yazdı ama sadece iki mektubu ulaştı.

Birisinde şöyle diyordu;

Annem

Bir gün kızıl güneş doğduğunda

Çiçekler açıp nergisler koklandığında

Gökyüzünde güvercinler uçtuğunda

Kurşun yerine güller atıldığında

İsyan yerine özgürlüğün sesi çıktığında

Düşman yerine kardeşlik çıktığında

Ve bir gün herkes evde olduğunda

Gelicem annem gelicem bir gün…

Asiye ve diğer kadın arkadaşlarının yolları Bitlis’in Hizan ilçesinde kesişti.

Her biri ayrı bir parçadan gelmiş, ayrı hikayeleri, yad edilecek anıları, özlenecek tanıdıkları vardı.

Ama aynı amaç için bir aradaydılar.

Onlar Özgür Kürdistan’ın kendileriydiler…

Uğrunda ölebilecek amaçları vardı ve bu amaç onları kendi halklarının kalbinde ölümsüzleştirdi….

Asuman Mücel’in annesinin deyimiyle Kurdistan’da “Taca Zêrîn” oldular…

ANF NEWS AGENCY

Reklamlar