PKK: Herkes sokaklara dökülsün

PKK: Herkes sokaklara dökülsün

ANF

20 Mart 2012

Behdinan – PKK Yürütme Komitesi, hayatı boyunca barış için mücadele etmiş 70 yaşındaki Ahmet Türk’e yapılan saldırıyı şiddetle kınayarak, “Artık her gün Newroz ve her yer Newroz meydanıdır. Başta Amed olmak üzere Newroz’u kutlayan bütün alanlarımızı bu saatten itibaren ve özellikle Newroz günü olan yarın, büyük bir kararlılık ruhuyla sokaklara dökülmeye ve yeni Dehaqlardan hesap sormaya çağırıyoruz” dedi.

PKK’nin Newroz vesilesiyle yayınladığı mesaj şöyle: “Tarihi hiçbir zaman tek başına egemenler, sömürgeci güçler belirlememiştir, yazmamıştır. Zorbalık, zulüm, işgal, istila, yıkım, katliam, jenosit ve asimilasyona rağmen halklar, ezilenler özgürlük uğruna hayatlarını ortaya koyarak her şeyiyle direnmiştir. Bu temelde insanlık onurunu, değerlerini korumuş ve kendi tarihlerini yaratmışlardır. Bugün de tarihin bu yüzyılına yön veren, şekillendiren, bu anlamda akışına güçlü müdahil olan, hiç kuşku yok ki Kürt halkı ve Ortadoğu halklarının direnişidir.

ZORBA, KATLİAMCI AKP DEVLETİNİ KINIYORUZ

Kürt halkı, tarihten kopup gelen Newroz ateşini özellikle PKK’nin ilk ideolojik grup toplantısını gerçekleştirdiği ’73 Newrozu’ndan bugüne değin Kürt Halk Önderi Rêber Apo çizgisinde her yıl büyüterek, yaygınlaştırarak, harlandırarak adeta kendini küllerinden yeniden yaratmıştır. Bu nedenle Reber APO, PKK’yi Newroz partisi olarak tanımlamıştır. Zifiri karanlıkları aydınlığa çeviren, insanlık onurunu, halkının onurunu vahşet ortamında koruyan bunun için direnişi, üç kibritle 21 Mart’ta ateşleyen Çağdaş Kawa Mazlum Doğan’ın eylemi ve iradesi bugün milyonlara mal olmuştur. Newroz şehitlerimiz Mazlum Doğan, Zekiye Alkan, Rahşan Demirel, Ronahi-Berivan ve Sema Yücelerin şahsında tüm yüce şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. İstanbul’da 18 Mart günü şehitler kervanına katılan BDP Arnavutköy ilçe yöneticisi Hacı Zengin’i saygıyla anıyor, ailesine, tüm BDP camiasına ve Kürt halkına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Zorba, katliamcı, faşist AKP devletini nefretle kınıyoruz.

Zulme karşı isyan, direniş ve özgürlük iradesine, onuruna sahip çıkmanın kültürü olan Newroz, zalim Dehaqlar işbaşında olduğu sürece Demirci Kawaların direniş ve mücadele ruhuyla hep karşılanacaktır. Newroz iradesi, aydınlanma bilinci sadece 21 Mart gününe mahsus bir eylem duruşu değildir. Amed ve İstanbul’da 18 Mart günü tüm saldırılara rağmen Newroz alanlarına akan yürekler, Kürt halkının özgürlük iradesini hiçbir gücün barajlayamayacağını, boyun eğdiremeyeceğini, asla teslim alamayacağını bir kez daha ortaya koymuştur.

Kürt halkı bu yıl 15 Şubat’la başlattığı direnişi 18 Mart ile birlikte yeni bir sürece taşımıştır. Amed’le başlayan ve bugün tüm Kürdistan’a baştanbaşa yayılan direnişin rengiyle, diliyle, ruhuyla, iradesiyle, ısrarıyla mücadele süreci yepyeni bir döneme girmiş, farklı bir anlam kazanmıştır.

Kürdistan’ın her yerinde ve Kürtlerin yaşadığı metropollerde, şehirlerde Kürt halkı ulus olarak zalim Dehaqlara karşı savunmasını en üst düzeyde geliştirerek her yeri süreklileşen Newroz alanlarına, serhıldan meydanlarına çevirerek özgür geleceğini yaratmadaki kararlılığını sergilemiştir.

2012 YILININ HİÇBİR GELİŞMESİ SIRADAN GELİŞMELER DEĞİLDİR

Halkımız bilmelidir ki, 2012 yılının hiçbir gelişmesi normal ve sıradan gelişmeler değildir. Tarihin yönünün; yeniden egemen zorba güçlerle halklar arasında geçen çetin bir mücadele süreciyle belirlendiği bir dönemdir. Türkiye gibi ulus-devletler ve uluslararası sermaye güçleri, halkların değişim gücünden ve mücadelesinden korktuğu için tüm devlet imkanlarını halkın özgürlük yürüyüşünün bastırılması, dağıtılması için harekete geçirmiştir. Türk devleti Ortadoğu da gelişen mevcut tarihi fırsatın Kürt halkı lehine sonuçlar yaratmaması için varını-yoğunu halkımızı sindirmeye ve özgürlük hareketimizin tasfiyesine yatırmıştır.

STATÜ KAZANMA DÖNEMİNE GİRİLMİŞTİR

Halkların mücadelesinin, özgürlük karşıtı tüm stratejileri boşa çıkardığı, yenilgiye uğrattığı tarih içinde defalarca kanıtlanmıştır, bugün Ortadoğu’da yaşanan da budur. Kürt halkı açısından tarih sahnesinde özgürce bir statü kazanma dönemine girilmiştir. Bu anlamda tarihi gelişmeleri olağan karşılamamız mümkün değildir. Halkımız varlığını korumak ve özgürleşmek için tarihi idrakle bu gelişmeleri okumalı, her şeyiyle kendisini yatırmalıdır. Meşru mücadelemizle kazandığımız hiçbir demokratik-yasal mevziimizin garantisi yoktur. Çünkü Kürt halkının bir statüsü yoktur. Sahip olduklarımızı korumaya yetecek kadar eylem tarzlarını geliştirmek dünün mücadele ihtiyaçlarına bir cevaptı ancak bugünün tarihi gelişmelerini karşılamaya yetmeyeceği açıktır. Türk devleti sadece meşru, yasal, demokratik kazanımları ve mevzileri ortadan kaldırmak, işlemez duruma getirmeyi amaçlamamaktadır, hesapları daha kapsamlı ve köklü olup bir bütün olarak yüzyılı Kürtsüz, statüsüz inşa etme planını yapmaktadır. Bu nedenle tüm hışmıyla yönelmektedir. Önder Apo’ya karşı geliştirdiği İmralı işkencesi ve tecrit gerçeği bunun ifadesidir. Siyasi soykırım politikası, tutuklamalar, baskı, sindirme ve askeri operasyonlar tümüyle bu amaçla süreklileştirilmiştir.

AKP İÇ SAVAŞ SENDROMU İLE HALKA YÖNELİYOR

AKP’nin 2012 Newrozu’nda halka bir iç savaş sendromuyla yönelmesinin altında yatan gerçeklik budur. 18 Mart’ta Amed ve İstanbul’da devletin sergilediği zorbalık karşısında halkımızın ve Türkiye demokrasi güçlerinin sergilediği direnişin başarısına ve Newroz’un yasaklanmasına ilişkin kamuoyunda gelişen tepkilere rağmen, bugün Newroz’un kutlandığı 55 ayrı yerde AKP devletinin sergilediği vahşetin başka hiçbir izahı yoktur. Halkımız Newroz meydanlarına ulaşabilmek için özellikle Gever, Cizre, İdil, Silopi, Van, Batman, Nusaybin, Viranşehir, Mersin, Iğdır, Patnos, Tutak ve tüm Serhat alanlarında saatlerce çatışa çatışa, direne direne ilerlemiş, büyük bir kararlılık ve cesaret örneği sergilemiştir. Bu görkemli direnişler Kürt halkının gerçek bir Newroz halkı olduğunu, asla özgürlüğünden ve Önderliğinin özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini ortaya koymuştur.

AHMET TÜRK HAYATI BOYUNCA BARIŞ MÜCADELESİ YÜRÜTÜYOR

Biz, halkımızın bugün sergilediği büyük kahramanlığı tüm benliğimizle selamlıyor ve AKP faşizminin bu zulmüne karşı tüm halkımızı başkaldırıya çağırıyoruz. Halkımızın seçilmiş temsilcilerine, kadın, çocuk, ihtiyar demeden herkese karşı gözü kara bir biçimde ve alçakça saldıran AKP polisleri, düşmanlığın ve sömürgeciliğin gerçek yüzünü açığa vurmuşlardır. Özellikle kahraman Batman halkının direnişi karşısında acze düşen AKP polisi, DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk’e ve beraberindeki tüm seçilmişlere saldırmış ve onu yaralamıştır. Hayatı boyunca barış için mücadele yürüten 70 yaşındaki öncü bir Kürt siyasetçisine ve tüm seçilmişlerine bu tarzda saldırının yapılmış olması, AKP devletinin içine girmiş olduğu düşmanca tutumu göstermiştir. Bütün bu durumlar bıçağın kemiğe dayandığı noktaya geldiğimizi göstermektedir. Artık her gün Newroz ve her yer Newroz meydanıdır. Başta Amed olmak üzere Newroz’u kutlayan bütün alanlarımızı bu saatten itibaren ve özellikle Newroz günü olan yarın, büyük bir kararlılık ruhuyla sokaklara dökülmeye ve yeni Dehaqlardan hesap sormaya çağırıyoruz. Halkımıza karşı yapılmış bu vahşet, halkımızın onuruyla oynama ve şerefini lekelemedir. Yurtsever Kürdistan halkı bunun altında kalmamalı, faşist zulme karşı başkaldırıyla hesap sormalı, iradesine, onuruna ve şerefine sahip çıkmalıdır.

GÜN, BU KUTSAL ÇIKIŞI SAHİPLENME GÜNÜDÜR

Gelinen noktada Türk devleti ya tüm Kürt halkının meşru hakkı olan Demokratik Özerkliği tanıyacak ve Önder Apo’yu özgürleştirecek ya da Kürt halkı kendi kararını verecek, kendi sistemini kuracaktır. Bu durumda tek yol halkın kendi toplumsal direnişini büyüterek, kesintisiz sürdürmesidir. Ertelenecek, zamana bırakılacak tek bir görev yoktur. Bu bakımdan her bir günün önemi fazlasıyla açıklık kazanmıştır. Açık ki 2012 yılı, Kürt halkı için Önder Apo’nun özgürlüğü temelinde ulus olarak kendi geleceğini tayin etme yılı olacaktır.

“Êdî Bes e, An Azadi An Azadi” şiarıyla günlerdir Kürdistan’ın dört bir yanında Avrupa ve zindanlarda başlatılan ölüm orucu açlık grevleriyle karşılanmakta olan 2012 Newrozu, Rêber Apo’nun özgürlüğünün habercisi ve halkların baharlaşmasının müjdecisidir. Kürdistan halkı yediden yetmişe kadını ve erkeğiyle, yaşlısı ve genciyle her alanda Newroz direnişini yükselterek geleceğini yaratacağını göstermiştir.

Gün, bu kutsal çıkışı sahiplenme günüdür. Gün, demokratik ulusu inşa etme günüdür. Gün, Newroz ateşini daha da gürleştirme günüdür. Gün, zalim Dehaqlardan hesap sorma günüdür. Gün, halkların birlikteliğini ve bir arada yaşamasını garantiye alma günüdür. Gün, Mazlum Doğan, Zekiye Alkan, Sema Yüce ve Fikri Baygeldi yoldaşlar şahsında hakikate ulaşma günüdür.

Bu temelde halkımızın yoğun direnişi içerisinde Rêber Apo’nun ve kahraman Kürdistan halkının, bölge halklarının, tüm kadro, savaşçı ve sempatizanlarımızın Newrozunu kutluyor; başta kadın ve gençlik olmak üzere tüm halkımızı ve dostlarını, tarihin bu önemli gününde zulme karşı direnişi yükseltmeye çağırıyoruz.”

ANF NEWS AGENCY

Reklamlar