Diriliş, Direniş ve Özgürlüğün Bayramı Newroz (1)

-DOSYA-

Diriliş, Direniş ve Özgürlüğün Bayramı Newroz (1)

Demirci Kawa’dan 2000’li Yıllara Newroz…

DİREN DİCLE

Kürt halkı ‘direniş ve diriliş’ günü olan ve Mazlum Doğan’ın 3 kibrit çöpü ile siyasal bir nitelik kazanan Newroz’da Kürtler bir kez daha Kürt sorununun demokratik çözümünde irade beyanın da bulunmaya hazırlanıyor. Kürtler açısından özgürlüğün bir sembolü olan ve çağdaş Kawa Mazlumlar’dan, Berivanlara ve Rahşanlar’dan bugüne kadar taşınarak, ilmik ilmik örülerek, üzeri betonla kaplanan bir halkın diriliş ve özgürlük öyküsüne dönüşen Newroz’un Türkiye’deki Kürtler açısından şimdiye kadar Kürt Özgürlük Mücalesi etrafında nasıl bugün milyonlarca insanla kutlandığını mercek altına aldık. 90’larda Şırnak, Cizre ve bir bütün Botan’dan yükselen serhildan ateşi, Amed’e, oradan Dersim’e, Serhat’a, Van’a yayıldı. Bugün de milyonlarca Kürt alanlarda Newroz ateşi etrafında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan şahsında özgürlük çığlıklarını duyuruyor.

GİZLİ YAPILAN KUTLAMALAR

Newroz’un ‘bereket, bolluk, canlanma’ gibi değerlerin yanı sıra ulusal bir karakter kazanması Medler dönemine rastlar. Ve Medlerin ardılları olan Kürtler için Newroz, direnişle yaratılan özgürlük dolu bir günü ifade eder. Mezopotamya’da Sümerler’den Babillere kadar birçok halkın tarihinde yer alan Newroz’u, Türkiye’de Kürtler baskı ve inkar politikaları nedeniyle, uzun yıllar özüne uygun kutlayamadılar. 1970’li yıllar öncesinde, dağlarda yakılan ateşler etrafında bir araya gelen köylüler, halay çekerek bayramı kutlarlardı. Bayram, köylerde genellikle gizlice kutlandığından bu dönemde lokal kalmıştır. Kentlerde ise ağır baskı koşulları nedeniyle bayramı kutlama olanağı olmamıştır. ‘70’li yıllardan itibaren Türkiye’de yaşanan siyasal ve sosyal uyanışın Kürtleri de etkilemesi sonucunda, Newroz Bayramı kısmen de olsa kutlanmaya başlandı. Ancak Newroz’un, Kürtlerin gündemindeki yerini alarak, gelişip yaygınlık kazanması ve siyasal bir niteliğe bürünmesi, 1980’li yıllardan itibaren başladı.

MAZLUM DOĞAN’DAN ZEKİYE ALKAN’A NEWROZ…

Newroz’u siyasal politik bir niteliğe kavuşturan ve bugün milyonlarca Kürt tarafından kutlanmasına yol açan olay 1982 yılında Amed Zindanı’nda yazıldı. Diyarbakır Cezaevi’nde tutuklu bulunan PKK kurucu kadrolarından Mazlum Doğan, Kürtlere yönelik baskıları protesto etmek amacıyla 1982′de 21 Mart’ı 22 Mart’a bağlayan gece bedenini ateşe verdi. Kürt tarihi içinde ayrı bir öneme sahip olan bu olayı 17 Mayıs 1982′de Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Necmi Öner ve Mahmut Zengin’in, 21 Mart 1990′da ise Diyarbakır Surları üzerinde kendini yakan Zekiye Alkan’ın eylemleri izledi. 1990′lı yıllarda yaşanan serhildan süreci, 1990-1993 arasında apayrı bir karakter arz etti. Bu tarihler arasında yaşanan serhildanlar aynı zamanda tarihe kanlı günler olarak da geçti.

NEWROZ SERHILDANLARA DÖNÜŞTÜ

Mazlum Doğan’ın 3 kibrit çöpü ile yaktığı ve bedenini tutuşturduğu Newroz ateşi 1990’lara gelindiğinde tüm engellemelere karşı sürekli artan bir kitlesellikle, yaygınca kutlanmaya başlandı. Önce Nusaybin’de başlayan serhildanlar, ardından Cizre’ye, Şırnak’a, Amed’e ve giderek tüm Kürdistan’a yayıldı. 1992 yılı, şiddetin en üst düzeyde uygulandığı bir yıl oldu. Köy boşaltmalar, koruculuk baskısı, faili meçhul cinayetler… Ancak 1991 Körfez Savaşı sırasında ortaya çıkan durum, Özal’ı farklı çözüm seçeneklerine de yönlendirmişti. Özal ile PKK arasında kurulan dolaylı diyalog sonucunda PKK, Newroz öncesinde ateşkes ilan etti. Ve 1992 yılında yaşanan olayları dikkate alarak PKK, halka alanlara çıkmama çağrısı yaptı. Ateşkes kararının yarattığı olumlu hava ve halkın PKK’nin çağrısına uyarak alanlara çıkmaması üzerine 1993 yılı Newroz’u sakin geçti.

Ancak, ’92 Newrozu’nda Cizre, devlet güçlerince top ve kurşun atışına tutuldu. 19 Mart akşamı korucu evlerinden ve MİT binasından halka ateş edildi. İlçenin kilit noktalarındaki panzerler, mahallelere rastgele ateş açtı. Newrozu izlemek üzere seçim bölgelerini gezen HEP milletvekillerinden Selim Sadak ve Orhan Doğan, Cizre Belediye Başkanı Haşim Haşimi ile birlikte 20 Mart günü bir basın toplantısı düzenledi. Doğan, “dün akşamki (19 Mart) olaylar gösteriyor ki, bazı güçler kanın durmasını istemiyor” dedi.

Newroz gösterilerine en şiddetli saldırı ise Mete Altan’ın Emniyet Müdürü olduğu Adana’da yaşandı. 21 Mart sabahı Dağlıoğlu, Barbaros, Hürriyet, Yenibey gibi mahallelerde Newroz’u kutlamak için bir araya gelmeye çalışan, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan halka emniyet güçleri kalaslarla saldırıldı. Panzerler halkın üzerine sürüldü. Evler ve işyerleri kurşunlandı. Ayrıca sokağa çıkma yasağı da ilan edildiği için halk yaralılarına sahip çıkamadı. Saldırılarda Ramazan Çetin (16) ve Nezir Kurt (61) yaşamını yitirdi.

PROVOKASYONA GEÇİT YOK

Türkiye, 1994 Newroz Bayramı’na da önceki yıllardakine benzer gerginlikler yaşayarak ulaştı. “Topyekün Savaş” konsepti tüm yönleri ile hayata geçiriliyordu. Provokatif açıklamalar ve davranışlar, 21 Mart yaklaştıkça yoğunlaştı. Toplum, daha önceki yıllarda yaşananları anımsayarak endişeli bir bekleyiş içine girdi. Bölgedeki güvenlik önlemleri ve baskılar da arttı. Ancak PKK’nin Newroz’un bu yıl evlerde kutlanması yönünde çağrı yapması, gerginliği ve endişeli bekleyişi azalttı. Newroz, Türkiye genelinde önemli bir olay yaşanmadan geçti.

Adana, Mersin, Tarsus, İskenderun ve Ceyhan’daki kutlamalara müdahale eden polis yüzlerce kişiyi gözaltına aldı, birçok kişi de yaralandı. İstanbul’da İncirli, Merter ve Sarıgazi semtlerinde gösteriler düzenlendi. Merter’deki gösteriye müdahale eden polis, göstericilerle çatıştı. 1995’te de önceki yıllara benzer gergin bir bekleyiş vardı. Halk bu nedenle, küçük çaplı kutlamalar yaptı. Özellikle metropol kentlerde Kürtlerin yoğun yaşadığı semtlerde, ateşler yakılarak halaylar çekildi. Yer yer polisin müdahale ettiği gösteriler sırasında, yüzlerce kişi gözaltına alındı. HADEP ise Adana, Mersin, İstanbul ve Ankara’da salon kutlamaları düzenledi. Kutlamalar olaysız sona erdi.

SALDIRILAR VE YASAKLAR HALKI DURDURAMADI

1996 Newrozu’na PKK’nin 1995 yılının Aralık ayında ilan ettiği ateşkesin de etkisi oldu. Ateşkese olumlu yanıt vermeyen devlet, Kürdistan’da askeri operasyonlara hız verdi. Böylece gergin bir ortamda girilen Newroz’u, halk kendi inisiyatifi ile kutladı. Başta Amed, Batman ve Siirt olmak üzere Kürdistan’daki kutlamalara polis müdahale etti. İstanbul’da Abdi İpekçi Spor Salonu’nda düzenlenen Newroz kutlamasına 10 bini aşkın kişi katıldı. 1996’da gelişmeye başlayan halk inisiyatifi, 1997 yılında iyice açığa çıktı. İzin verilmemesine ve yoğun gözaltı operasyonlarına rağmen, birçok yerde kitlesel kutlamalar düzenlendi. Halk, kutlamalarda Kürt sorununa yönelik çözüm önerilerini ve taleplerini dile getirdi. Amed’deki Batıkent Meydanı’nda yapılan kutlamaya 15 bini aşkın insan katıldı. 1998’de yasakçı tutuma karşı halkın kutlamalardaki ısrarı açığa çıktı. İstanbul ve Adana’da kutlamalar olaysız geçerken, Amed’deki yasak ters tepti ve on binlerce insan Newroz’u kendi geleneklerine göre kutladı. Batıkent’teki kutlamalara müdahale eden polis ile halk arasında taşlı-sopalı çatışma yaşandı. 50 kişi yaralandı, çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında gözlemci İtalyan heyetinden Dino Frisullo da vardı. Frisullo’nun yargılanması daha sonraki yıllarda Türkiye’yi zor durumda bıraktı.

Amed News Agency

Reklamlar