Ankara’daki Firavunlara sesleniyorum

Ankara’daki Firavunlara Sesleniyorum

Mahmut Alınak

Bizden can mı istiyorsunuz? Söz konusu olan onurumuz ise canın beş paralık değeri yoktur. Bizi hapishanelerinizde çürütmek mi istiyorsunuz? Bakın elinizdeyiz, binler halinde tıkıldığımız bu mezarlarda ölünceye kadar inatla ve inançla yatmaya hazırız.

A-3- 8 NOLU HÜCREDEN ANKARA’ DAKİ FİRAVUNLARA SESLENİYORUM

Bizi bostan hırsızları gibi F Tipi morglara kapatarak ölüm sessizliğine gömeceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Zulmünüz yere göğe sığmıyor. Size muhalif olan herkes ağır bir tehdit altında.12 Eylül cuntacılarından daha da tehlikeli olmaya başladınız. 12 Eylül devrinde çocukların ırzına geçilmedi. Sizin idarenizdeki hapishanelerde çocuklar çırılçıplak soyunduruluyor, işkence görüyor, tecavüze uğruyor.

O çocuklar vicdanı olan herkesin çocukları sayılır. Tüylerimizi diken diken eden bu vahşetten birinci derecede sorumlu olan sizsiniz. Sırf bu nedenle görevlerinizden istifa etmeniz gerekirdi. Ne yazık ki, sizde o yürek ve sorumluluk bilinci yok.

Şunu iktidar sarhoşluğu ile çılgınlaşan o kafalarınıza iyice sokun: Siz tarih ve insanlık önünde suçlusunuz. Yüz yıl da geçse hesap vereceksiniz.

Bizden can mı istiyorsunuz? Söz konusu olan onurumuz ise canın beş paralık değeri yoktur. Bizi hapishanelerinizde çürütmek mi istiyorsunuz? Bakın elinizdeyiz, binler halinde tıkıldığımız bu mezarlarda ölünceye kadar inatla ve inançla yatmaya hazırız.

Uyguladığınız zulüm, adınız ve şanınızla tarihe geçmekle kalmayacak, bıçak kemiğe dayandığında demokrasi ve özgürlüğe giden yoluda açacaktır.

Bu morglar zulmünüze mezar olacak. Hukuk tanımazlığınızı ne kadar şahikalandırırsanız sonunuzu o kadar yakınlaştırırsınız.

Herkes biliyor ki, 12 Haziran seçiminde başarılı olmak için İmralı- Kandil arasında onlarca mektup götürüp getirerek postacılık yaptınız. Bunu gençlerin akan kanını durdurmak için yapsaydınız sizi ayakta alkışlardık. Gençler umurunuzda değildi. Tek derdiniz seçimde başarılı olmaktı, onu da başardınız. Nitekim seçimden sonra görüşmeleri kanlı bir baltayla keserek gençleri tekrar ölüm yolculuklarına sürdünüz. O zavallı yavruların narin bedenleri kanlar içinde toprağa düşerken vicdanınız hiç sızlamadı.

Abdullah Öcalan Asrın Hukuk Bürosu’na gönderdiği mektupta, ” Tutuklu avukatlarla yaptığım görüşmeler devletin izni ve kontrolü ile yapıldı. Savcı beni dinlesin” diyor.

Peki İmralı ve Kandil’ deki onlarca mektupta sizin parmak izleriniz varken, avukatlar neden dört aydır hapiste?

Postacılık yapan ve yaptıran siz, fakat hapiste olan avukatlar! Bu komiklik ne ile açıklanabilir? Üç günde açılabilecek dava aylardır neden açılmıyor? Dosyadaki akıl almaz gizlilik saçmalığı neden hâlâ sürüyor? Avukatların mesleklerini icra etmeleri nasılsuç olabilir?

Avukatlar Abdullah Öcalan’ın eylem talimatlarını Kandil’e bildirdiler, diyorsunuz! Bu güne kadar dile getirilmeyen şu gerçeği tüm dünya duysun ki, böyle bir şey varsa – ki yoktur- siz suç ortağısınız. Çünkü Öcalan- avukat görüşmeleri mahkeme kararı ile görüşme odasında hazır bulunan bir bakanlık görevlisi tarafından ses cihazına kaydediliyordu. Görüşme tutanakları elinizdeydi. Öyleyse bu talimatların Kandil’ e bildirilmesine yıllarca neden göz yumdunuz? Neden engellemediniz? İddianız doğru ise- ki değildir- SİZ SUÇ ORTAĞISINIZ! Bu talimatların Kandil’ e bildirilmesine göz yumarak suç işlediniz. Sorumlusunuz. Eylemler olsun, gençler ölsün istediniz. Bundan siyasi çıkar sağladınız.

Sorumu tekrarlıyorum: İddianız doğru ise NEDEN YILLARCA BEKLEDİNİZ? NEDEN? Bu korkunç soruya vereceğiniz bir cevabınız var mıdır? Cevap veremezsiniz, çünkü avukatlara çirkin bir iftira attınız. İftiranız doğru olsaydı, Öcalan’ ın talimatlarının Kandil’ e gönderilmesine göz yumduğunuz için sizde şimdi avukatlarla birlikte bu kafeslerde olurdunuz.

Beni istediğiniz kadar içeride tutabilirsiniz, dert etmem. Benim hayattan kişisel hiçbir beklentim yok artık. Ama onlar daha çok genç. Kimi nişanlı, kimi yeni evli, iki üç günlük evli olanlar var. Bazıları hapisteyken baba oldu, bazıları ise baba olmayı bekliyor. Çocuklu olanlarınsa çocukları ufak, babalarının yolunu gözlüyorlar.

Yani tam bir trajedi. Dağ kanunlarını uygulayarak bu trajediyi yaşattığınız için elimiz yakanızda olacak. Tarih sizden hesap soracak.

Torunlarımızın lanetinde boğulacaksınız.

Mahmut Alınak

Gençler Ölmesin

Ocaklar

Sönmesin Girişimi ( GEOS) Sözcüsü

Kandıra 2 Nolu FTipi Cezaevi

Rojeva Kurdistane

Reklamlar