Ben varım, em li virim!

Ben varım, em li virim!

İnci ERKAN

Gördüğünde yüzünü çevirdiğin yaşadıklarımıza kulak tıkadığın ve ölüyorsak hak ediyoruzdur dediğin, yolda araba camları silen, selpak satmaya çalışan benim… Küçümseyen, aşağılayan bakışların beni incitmediğini mi düşünüyorsun? Neden bu hâlde olduğumu veya neden yaşadığım evimi terk edip geldiğimi bilmezsin. Önemli değildir senin için zaten, yargılamak en kolayıdır.

Evimizi yakmasalardı, yaşadığımız toprakları bize zehir etmeselerdi, TC de bana senin baktığın gibi bakmasaydı her şey daha güzel olurdu. Tek suçum senden farklı olmam Kürt, Alevi, Ermeni olmam doğuştan suçlu olmak için yeterli mi? Hiçbir şeyi hak etmiyorum size göre, kendi toprağımda bile misafir gibiyim. Acaba bugün sıra bende mi ya da hangi dostumun canı yandı veya tutuklandı sebepsiz yere, hangi ana kuzusu öldürülüp eline silah verildi… Korkarak yaşatmak en iyi bildiğiniz şey, sindirmek, yok etmeye çalışmak yüzyıllardır. Nasıl bir hırstır bu?

Tek istediğim topraklarımızda kendi dilimizle konuşmak, kuzularımla oynamak, bunu korkusuzca ve özgürce yapmak, dağlarımda çocukluğumu yaşamak. Sevgilerimizin yarım kalmadığı, kapı çaldığında TC’nin tetikçilerini, katillerini görmeyeceğim bir yaşam. Sayenizde ölümle kardeş olduk yaşadığımız toprakta. Ya hapisteyiz ya da dışarıda esaret içinde. Sürekli gözaltında. Konuşmamın, giyimimin suç olması ne demek anlamanız zor. 34 can hesabı daha verilemez iken, bizi temsile yetkili vekillerimiz yok sayılırken, cezaevlerini aydınlarım, vekillerim doldururken… Bizden beklediğiniz bu yanağıma tokat yedim buyur diğer yanağımı uzatayım ama bizde ne yanak kaldı ne de sabır.

Düşünemediğiniz şu; siz köşeye sıkıştırdığınızı sanarken ve bizden sabrımızı zorlayacak davranışlar beklerken bizdeki sabır ve barışa, kansız bir çözüme olan inat sizleri çıldırtıyor. Çözüm kan dökmek, her gördüğünü tutup götürmek değil; gençleri dağlara zorlamak hiç değil. Köşede olan biz değiliz, baktığınız yer ve gördüğünüzü sandığınız şey yanlış.

Her ne kadar kabul etmesen de geçmişi ve tarihi olan bir milletiz. Yoksa başka ne olabilir ki bunca senedir uğraşmanızın sebebi? Yıllardır süren bu katliamla, bu yok etme hırsıyla bitiremediğiniz başka ne olabilir ki? Bizler millet olduğumuz için, çözüm dediğimiz savaştan kaçıp barış istediğimiz için bu kana susamış saldırılarınız yok edemeyecek bizleri. Siz hâlâ çözemediniz, işin içinden çıkamadınız ama ben her bahar kardelen misali yeniden yeşeriyorum ve çoğalıyorum.

Annelerin gözyaşları beni büyütüyor, gençlerin yürekleri gücüme güç katıyor gün geçtikçe. Çoğalan bir ses var, yakında baharla beraber çığ olacak bu sesler eğer böyle devam edersen. O sesleri çıkaranların yaratacağı çığın altında kalırsın böyle ısrar edersen. Her bebekle, her doğan günle yenileniyoruz ve bunu fark etmek sana acı veriyor ve yaralı vahşi bir hayvan gibi daha da saldırganlaşıyorsun. Yarattığın kan gölünde boğulmamaya dikkat et.

Görmek istemediğin, yok saymaya çalıştığın çiçekleriz ve her yerdeyiz dağların yaban gülleri olarak.

Reklamlar