AKP’nin Balık Hafızaları Yürütme Taktiği

AKP’nin Balık Hafızaları Yürütme Taktiği

Kasım Engin

“AK Parti’nin siyaset felsefesi ‘önce devlet’ değil, ‘önce insandır’ ve insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıdır. AK Parti’nin rotasını millet çizer. Devletleşme statükoculaşmaysa, bu AK Parti’nin doğasına terstir, çünkü AK Parti Türkiye’deki değişim siyasetinin adresidir” diyor AKP’nin sözde en büyük danışmanı ve Goebbels olma adayı zat.

Aynı partinin bu kez en iddialı Himmler’i ise “devlet nedir, ne yapar? Devlet düzendir, devlet hukuktur, devlet hiyerarşidir, devlet mülkiyettir, devlet namustur, devlet özgürlüktür, eğitimdir, sağlıktır, devlet hayatın ta kendisidir” diyerek Goebbels’e göre farklı hem de kökten farklı sözler sarf etmektedir.

Kısa bir süre önce aynı Himmler “Neyiyle veriyor, belki resim yaparak tuvale yansıtıyor. Şiir yazarak şiirine yansıtıyor, günlük makale, fıkra yazarak oralarda bir şeyler yazıp çiziyor. Hızını alamıyor terörle mücadelede görev almış askeri, polisi doğrudan çalışmasına, sanatına konu yaparak demoralize etmeye çalışıyor. Terörle mücadele edenle bir şekilde mücadele ediliyor, uğraşılıyor. Terörün arkadan dolanarak arka bahçede yürüttüğü faaliyetler ki arka bahçe İstanbul’dur, İzmir’dir, Bursa’dır, Viyana’dır, Almanya’dır, Londra’dır, her neyse, üniversitede kürsüdür, dernektir, sivil toplum kuruluşudur” sözleri ise Bay Goebbels’in “AK Parti’nin siyaset felsefesi ‘önce devlet’ değil, ‘önce insandır’ ve insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıdır. AK Parti’nin rotasını millet çizer” sözlerine ne kadar da tezattır.

Tuhaf olmaya tuhaftır ancak daha büyük tuhaflıklarda vardır. Örneğin: “Bir yanlış varsa bir hukuk devletinde gereği yapılacaktır. Bir hata, kusur ya da yanlış varsa örtbas edilmeyecek. Hukuk devleti anlayışla gereken yapılacaktır. Bu olayı ’33 kurşun’ olayına benzetmek yanlıştır. Burada varsa bir operasyon kazası vardır. Yanlış, kusur ve hata varsa gerekenin yapılması hukuk devletinin boynunun borcudur” diyor Kürtlerin en büyük Mangurt’u olmaya aday kişi.

Bir iki gün sonra ise “Konunun takipçisi olduklarını Genelkurmay Başkanımdan tekrar duydum, dinledim. Bu yapılan çalışmalar, gösterdikleri hassasiyet sebebiyle gerek Genelkurmay Başkanıma, gerek bölgede hizmet veren komuta kademesinin hepsine, bu konudaki hassasiyetleri sebebiyle de şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Medyaya rağmen teşekkür ediyorum. Çünkü bazı gerçekleri görüyor, biliyorum” diyen orduyu yani katliam yapanları kutlayan bir Hitler.

Yukarıda sadece bir kaç AKP’li ele aldık. Aslında siz tüm Akepe’lileri böyle ele alıp günlük olarak ne kadar incilerle karışılacağınızı kendiniz görebilirsiniz. Birisi eleştirir diğeri üzerine gider. Birisi savunur diğeri karşı çıkar. Birisi sert tavır alır diğeri yumuşatır. Birisi tekçilik der diğeri çoğulculuk der. Birisi buyurgan edayla girer işin içine diğeri ise demokratça. Birisi üst perdeden alır diğeri ise alt perdeden. Birisi Ergenekon davasında tutuklanan gazetecilere “samimice” üzüldüğünü belirtir bir başkası “eşitlik ilkesinden” dolayı yapılanı sonuna kadar savunur. En son Kürt halkına düşmanlık yapmaktan sınır tanımayan Başbuğ’da olduğu gibi “Bütün samimiyetimle, dürüstlüğümle söylüyorum hiçbirimiz tutuklanma sebebiyle sevinmemeliyiz. Bundan gerçek anlamda üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum” der diğer birisi ise hesap verecektir der.

Evet, böyle Akepe’nin tüm kurmayları sıraya dizmek mümkündür. Yukarıda yazdıklarımıza ilişkin herhangi bir yorum yapmak istemiyoruz. Ancak Akepe’li kurmayların Türkiye toplumunu balık hafızası taktiğiyle yürüttüklerini görmemek mümkün değildir.

Hatırlanır yıllar önce Aziz Nesin Türk halkının yüzde 60’ın aptal olduğunu söylemişti. Biz bunu elbette paylaşmıyoruz. Ancak Akepe kurmaylarının Aziz Nesin’in sarf ettiği bu sözden yola çıkarak Türk halkının saf ve temiz duygularını çok rahatlıkla birkaç güzel kelimeyle manipüle edilebileceğini iyi tespit etmişlerdir. Bundandır ki bir gün bir şey söylerler diğer gün sanki böyle bir şey söylememişler gibi yeniden toplumun karşısına çıkabilmektedirler. Yine birisi bir şey söylerken başka birisi sanki başka partidenmiş gibi başka şeyler söyleyerek toplumu tam aptal yerine koyarak yürüteceklerine karar kılmışlardır.

Evet, bu yeni bir siyasal stratejidir, belki de taktik demek gerekir. Ve bu taktiğin adı: “balık hafızaları yürütme taktiğidir.”

Kasım Engin

Reklamlar