Ezidilikte (korkunç suçlar) kült ve tabu

Ezidilikte (korkunç suçlar) kült ve tabu
Kült, dini tanımlamalarda saygı duyulan anlamında kullanılıyor. Latince “kültüs” kelimesi saygı duymak anlamının karşılığıdır. Her dinde kutsal metinlerden konuşmalar, pasajlar, dini ilahiler ve dualar okunur. 
Ezidiler ise ‘inançlarını dini sembollerini ezbere bilmeli’ deniyor. Ezdizmin dogmaları temel olarak ve kısaca (Şehadetiya din) dinin gereklerini bilmesi gerekiyor. Bu inanç ve ibadetleriyle ilgili farklı alanlarda farklı şeyler söylenir ve uygulanır. Bu Ezdiliğin yaşadığı bölgelerle ilgilidir. Örneğin Sovyetlerde yaşayan Ezilerin dini sembolleri ile Güney Kürdistan’da Suriye veya Kuzey Kürdistan’da yaşayanların bir birinden farklıdır. 
Ezidiler öldükten sonra cennetin girişinde ‘selavat köprüsünün’ önünde inanç sembolünü okumaları gerektiğine inanırlar. Bu inanç sahiplerinin imkânları dâhilinde kutsal yerlere hac yapmalı ve dua etmeleri emredilir. Bu kutsal yer Laleştedir ve her yıl çok sayıda Kürt buraları ziyaret eder. 
Ezidilerde Zerdüştlükte olduğu gibi ateşe saygısızlık yasaktır. Bunu sözlü ve fiziki de yapmak yasaktır. Örneğin ateşi suyla söndürmek bir günahtır. Tıpkı Zerdüştlükte olduğu gibi temiz su ve toprağın korunması farzdır. Bu toprağın saflığının korunmasıyla ilgilidir. Ezidilerin bu tabulara uymak için yaşamlarında doktriner olarak birçok düzenleme yapmışlardır. Yine hayatta uyulması gereken temel farzlardan biri de dinin saf korunmasıyla ilgilidir. 
Örneğin dilde üç çapraz harf en korkunç günahlardan biridir. Bunlar din ve kast sisteminin korunmasıyla ilgilidir. Kısıtlamaları, -tabuları- bazı şeylerin ve olayları katı olarak sınırlamak ve yasaklamak içindir. Çeşitli dinlere kesinlikle tüm tarafların günlük yaşamda uyması gereken tabular vardır. Bunlar ancak bir dini sistemin bakış açısıyla, kutsallıkları, tabuları ve tüm kötülükleri ile birlikte ele alındığında anlam çözülür. 
Ezidilikte kötü ruhun ismi dâhil olmak üzere birçok kelime yasaktır. Bazı gıdalar bile tabudur; örneğin, balık ve lahana birlikte yenilmez, domuz eti marul salatası, kenevir yasaktır. Bu yasaklara ilişkin birçok mit vardır. Bu yasağa ilişkin farklı açıklamalar vardır. Bazı teologlar bunu İslama karşı tepkiye yorarlar. Bazıları ise bir katliam sırasında saldırgan ordunun bayrağının renginden kaynaklandığını söylüyorlar. Ezidi din bilgini Hedera Selemana göre bu kuş mavisidir ve meleke tausun (tavus kuşu) renginden dolayıdır. 
Eğer bu kelimenin köküne bakarsak yasağın temellerini anlayabiliriz. Örneğin Kürtçe dilinde yeşil “şin” biçiminde söylenir ve bu kelime aynı zamanda ağlama ve yas anlamına geliyor. Aynı şekilde eski Hindistan, eski İran’da da yeşil rengi yas anlamına geliyor ve üzüntüyü sembolize ediyordu. Halen Şiilikte İran’da kapalı yeşil renk yası sembolize ediyor. 
Örneğin Müslümanlıkla sofizmde dervişlerin yelekleri koyu mavi renkteydi. Ezidilerin mavi renk elbise yasağının temelleri eski Hindu ve İran geldiği sanılıyor. Buna karşılık en çok kullanılan renkler beyazdır. Beyaz Ezidilerin kutsal rengidir. Beyaz, kırmızı, sarı kutsal renklerdir çünkü güneşin renkleridir. Kırmızı renk sultan ezdanın rengidir. 
Ezidiler dualarında şöyle der: ‘Biz Ezidiyiz beyaz elbiseliyiz cennetin halkıyız’… Ezidilerin kutsal yuvarlak yakaları gömleğinin beyazdır. Din adamları da beyaz giyiniyorlar. Cemah bayramında da beyaz öküz kurbanlar ediyorlarmış. Çoğu zaman öküzü beyaz kumaşlarla sarıp kurban ederlermiş. 
Belirttiğimiz gibi diğer dinlere ilişkin bulgularda var. Ezidizm daha çok *sinkretik din olarak algılanıyor. Ama Ezidi dinin dogmatik temeli Hindu İran toplumsallığına dayanıyor ve eski toplumu ait bu dini sistemleri ve kültürlerin araştırılmasında; en çok iki tane farklı tabakalar göze çarpıyor.
Y.V. Bromley iki temel tabaka biri tarihi tabakadır ki bu ilk zamanlara dayanır sonraki ise üst tabaka sonradan gelenlere aittir. Bu daha çok çağdaş kültür ve normlara göre şekilleniyor. Ezidi dininin dogmatik temellerini göz önünde bulundurduğumuzda tarihi miras olarak değerlendirmek mümkündür. En alt tabaka bu sistemin esas ağırlığını esas gücünü taşıyor. Sonradan eklenenler açıkça görülür. Sonradan eklenenler gelenlerin çoğu bu kültürün taşıyıcılarıdır. Pek dikkat edilmiyor ama ilk gelenler çok hassas değerlendiriliyor. 
*Sıklıkla çeşitli düşünce okullarının uygulamalarını ve yollarını karıştırarak, ayrı veya çelişkili inançları birleştirmek veya birleştirmeyi denemektir. 
* Tercüme Mamed Mustafayev -ANF
Reklamlar