Tetikkeş Bikarekter Altanlar

Tetikkeş Bikarekter Altanlar
Özgür BİLGE 
Taraf gazetesinin başındaki Ahmet Altan’a gazete kurması için parayı veren AKP’nin denetimindeki devlet hazinesi.
Ahmet Altan’ın kitap yazıp basmasını finanse eden Avrupa Birliği. Altan’ın kitapları AB fonlarıyla basılıyor.
Taraf gazetesinin muhabir ve yazarlarının da neredeyse çoğunluğu ya CIA ya MİT yada ikisinin ortak yetiştirmesi.
Gazetenin yazı işleri müdürü Yıldıray Uğur CIA’ya bağlı NED-National Endowment for Democracy-  yani Demokrasi İçin Ulusal Fon kurumunun finanse ettiği Genç Siviller Hareketinde tetikçi yapıldı.
Gazetenin Ankara Temsilcisi Lale Sarıibrahimoğlu-Kemal- İngiliz Dış İstihbarat Örgütü olan MI6 tarafından eğitildi. ABD’nin, Pentegon ile CIA’nın ortak bir dergisi olan Jane’s Defence Weekly dergisinin ajan çalışanıdır.
Gazetenin diğer yazarı komiser Emrullah Uslu, Kürdistan’da katliam yapan Hizbul-Kontranın başörgütleyicisi bir kontgerilladır.  MİT kontenjanından ABD’de CIA tarafından eğitildi.
Kurtuluş Tayiz ise, hem bir itirafçı hem de JİTEM elemanıdır. Şimdi ise MİT’e transfer edilmiştir.
Rasim Ozan Kütahyalı’nın, MİT elemanı olduğu herkesin malumudur.
Yasemin Çongar’ın, CIA’de ki görevinin bilmiyen yok.
Mehmet Baransu’nun, MİT ve CIA’ya birlikte çalıştığı aşikardır. MİT elemanı olarak  lise ve üniversitede okutulduğu, istihbarat konusunda ise CIA tarafından Amerika’da uzmanlaştırıldığı biliniyor.Bu nedenle ABD’ye götürülüp eğitildi.
Altan ailesinin, Teşkilatı Mahsusa’nın kuruluşundan itibaren dört göbekten Türk istihbaratına ajan kalemşörlük yaptıkları belgelidir.
Dedeleri böyle idi. Babaları böyle idi.Kendileri de böyle. Çocukları da aynı yolu izliyor.
Bundandır ki, Altan kardeşler hep devletin maskeli ırkçı tetikçileri olmuşlardır. Dedeleri vatansever maskeliydi. Babaları sol maskeliydi. Kendileri liberal maskeli. Çocuklar ise post-liberal maskeli.
Böyle oldukları içindir ki, Mehmet Altan,  Önder APO uluslararası bir kopmlayla esir düşünce şöyle demişti. “PKK, önderini kaptırdı. Kürtler ve PKK, Türklerin karşısında artık yenik davranmalıdır”. Kısacası küçük Altan, Mahmut Esat Bozkurt’un “Türk olmayanların tek hakkı vardır. O da Türklere hizmet etme hakkıdır”, söylemini cilalayarak Kürtlere diyordu ki, “siz artık bundan sonra bizim kölemizsiniz”.
Büyük Altan’da, Türk ırkçılığın zirvesine tırmanırken liberal cilayla kendini pazarlıyor.
Yazdığı her yazıda, Yeşil Türk Irkçılığının en son temsilcisi AKP’ye biat edin diyor. O, AKP’den palazlandığı için, Türk-Islamcı faşizmi ve ırkçılığının talancı ve gaspçı sermayadarlarını bir çırpıda özgürlükçü ilan ediyor.
Türk ordusunun, HPG gerillası karşısındaki yenilgisini de istihbarat eksikliğine, ordunun profesyonel olmamasına bağlıyor.
Türk ordusunun, Zap yenilgisinden sonra karizmasının bozulması ve otoritesinin yerle bir olmasını AKP’nin siyasi başarısına bağlıyor.
Zap’ta, HPG gerillası karşısında yenilgeye uğrayan, anlı şanlı Türk ordusuna karşı artık herkesin ses çıkarabileceğinin üstünü örtüyor.
HPG’nin her eyleminden sonra darbe alan Türk ordusunun yenilgisini saklamak için, Yeşil Kontgerilla’nının tetikçiliğini yapan kendi gazetesinde yalanlar dizisini yayınlıyor.
Bilmem istihbarat iyi alınmamışta, HPG gerillası görülmüşte, bilinçli bir şekilde vurulmamışta, ordu içinde bazı hainler varmışta, savaşın bitmesini istemiyormuş ta….
Eğer savaş biterse ordunun etkinliği kalmazmış, o nedenle fazla gerilla öldürülmüyormuş ta…
Birde Teşkilata Mahsusa mensubu tetikkeş ve soykırımcı bir Türk subayının torunu ya onun verdiği canilik ruhuyla olacak ki, “niye daha fazla gerilla öldürmüyorsunuz” da diyor.
İşgalci Türk ordusunu mazlum yerine sokuyor. Kürdistan’da soykırım yapmak üzere, Kürdistan’da askerlik yapan katilleri filinta ve masum çocuklar şeklinde betimliyor. Duyguya hitap ederek körleşmiş ve nasırlaşmış Türk ırkçılığını körüklüyor.
Kürdistan’ın her türlü şekilde işgal edilmesini meşru görürken,  “devletin gerillayı öldürme hakkı var, fakat HPG gerillasının ülkesini, halkını ve kendini savunma hakkı yok” diyor.
Sadece bu da değil, Türk ordusunun yenilgisini yalan yayınlarla şuraya buraya bağlıyor.
İşte Taraf Gazetesi ve işte en yakın tarihteki yalanları.
Birinci yalanı:10 Ekim 2007 günü bir üsteğmen, bir yarbayı arıyor… Ona, PKK militanlarını( bazı yorumcular, ‘askerler, militan kılığına girmiş olabilir’ diyor) kastederek, “Benim adamlar çok zayiat veriyor, ya koordinatlarını değiştirin ya da Heron’u düşürün” diyor… Yarbayın cevabı: “Bir çaresine bakarız…”
20 Temmuz’da MİT kendilerine servis ettiği yalan bilgiyi dayanarak, bir makale yazan Ahmet Altan, yazdığını yalanı öyle allayıp pulluyor ve diyor ki, “Bugün Gazetesi-Fetullahçıların En Irkçı Kolu- büyük bir haber yazmışmış”.
Dünyanın en küllü yalanı budur. Neden yalandır açıklıyorum. 5 Kasım 2007’deki Bush-Erdoğan’ın Washington görüşmesine kadar Heron uçakları Türkler adına keşif yapmıyordu. 5 Kasım 2007 sonra Heron uçakları keşif yapmaya başladı. Birde, Heron keşiflerine dayalı ilk uçak saldırısıda, 17 Aralık 2007 yapıldı. O tarihten önce ne Kuzey Kürdistan’da ne de Güney Kürdistan’da Türk ordusunun herhangi bir hava saldırsı olmadı. Yalancı ve ırkçı zihniyete sahip Fetullahçıların, Taraf ve Bugün gazetelerinin bu külli yalanı haber olarak yayınlaması psikolojik ve özel savaş çerçevesindedir. Şimdi ben herkese soruyorum. Niye kimse Ahmet Altan ile Fetullahçılara şunu sormuyor. 17 Aralık 2007 tarihinden önce herhangi bir hava saldırısı yok, siz niye yalan haber yapıyorsunuz?
İkinci yalanı: Bilican Tepesi eylemi üzerine nereye ait olduğu belli olmayan ve  yayınladığı Heron görüntüleridir. Taraf gazetesi Heron görüntülerine dayanarak, HPG gerillalarının Bilican Tepesi’ndeki Seyyar Taburu ele geçirmelerinde Türk komutanlarının saldırı helikopterleri ve indirme helikopterleriyle yardıma gitmediğini safsatasını yazıyor. Bu da mega yalandır. Gerillanın eylem anında çektiği görüntüler var. Bu görüntüler, ROJ-TV ile ANF’de yayınlandı. O görüntülerde Bilican tepesinde vızır vızır kobra ile skorsky helikpoterleri uçuyor. Başta bir helikopter tepeye iniş yapıyor yaralı ve ölülerini almak için. Gerillalar doçka ile vurunca helikopter tam indirme yapmandan darbe alıyor. Ve tıpış tıpış geri kaçıyor. Arda arda başka helikopterlerde indirme yapmaya çalışıyor, gerillalar vurunca onlarda geri kaçıyor. İki kobra helikopteri de doçka ve füze korkusundan yükselemiyor. Vadileri vuruyor. Görüntülerde bu hakikat var. Buna rağmen Taraf gazetesi yalan haber yayınlıyor.
Bundan sonra Taraf ile Fetullahçıların safsatalarına inanlar olursa ben onlara derim ki,siz biakıl ve aptalmısınız? Eğer biakıl ve aptal değilseniz Kürdistan gerillasına ilişkin en doğru haber kaynağı HPG sitesidir.
Reklamlar