Engin Erk: Kürt Forumunda İzlenimlerim..

Engin Erk: Kürt Forumunda İzlenimlerim..
Öncelikle Selamun Aleykum;
Cawsin Abimin isteği doğrultusunda bu yazıyı yazma gereği duydum. İlk defa bir değerlendirme yazısı yazmam hasebiyle kendimi ifade edememe ve yalnış değerlendirmelerde bulunabiliyor olmamın göz önüne alınması temenisindeyim. Ayrıca orda görevli oluşum nedeniyle eksik ve ya yetersiz bir değerlendirmede olmuşta olabilirim.
Bilginiz üzere Özgür-Der Diyarbakır Şubesi’nin düzenlediği Kürt Sorunu Forumu 24.07.2010 sabah saat 10:00daki oturumuyla başladı ve bugün(25.07.2010) saat 15:00da başlayan 4 oturumun son ayağı olan oturumla bitti.
Foruma Türkiye, Irak, İran ve Suriye Kürdistan’ından birçok kişi konuşmacı olarak katıldı. Kur’an Tilaveti’nin (Nurullah Canpolat) okunmasıyla ve akabinde Kürtçe-Türkçe meallerinin (Mehmet Deniz) okunmasıyla başladı. Barış ve iyi dilek temennilerinin ardından oturumların ilki startı verildi.
Forum ve konuşmacıların konu içerikleri hakkında pek durmayacam. Sonuç itibariyle haber sitelerinden buna erişim rahat. Bu nedenle üzerinde durulması gereken asıl meseleleri ve ortak kanıları not almaya çalıştım. Ve kendimce bir iki farklı konuya değinecem.
Forumun nihai amacı; İslami Camiianında Kürt Sorununda söz sahibi olduğu ve Kürtlere karşı kendini İslama nispet eden İslami kesimlerinde içine dahil edildiği zulüm ve zorbalıklar,hatalı ve bedeller ödeten tutumlar değerlendirildi. Dünü ve bugünüde dahil olmak üzere Kürt Sorununun yarını hakkında bir takım varsayımlarda ve bilgilendirilmelerde bulunuldu.
Soruna ciddi anlamda İslami bir takım önerilerin getirildiği foruma BDP üyelerinin ve gençliğininde hatırı sayılır katılımı vardı. Bölge olarak Amed’in ve mekan olarak Cegerxwin Gençlik ve Kültür Merkezi(BDP’nin gençlik merkezi)’nin seçilmesi kayda değerdi kanımca. Katılımcılardan adını bilmediğim biri etrafı gezmesi esnasında Cegerxwin GKM’nin iki dilli tabellalar karşı ilginç bir sözü vardı : “Bu halk meseleyi kendi arasında çözmüş.” Anektod olarak sunmak istedim.
Konuşmacıların Amed’deki olumlu ve bir o kadar burkucu izlenimlerine gerek konuşmalarda gerekse konuşma sonrası küçük gruplarda yer vermesi yine izlenimlerim arasındaydı. Bölgenin çektiği acıların sürekli dillendirildiği konuşmalarda Ceylan Önkol için yazılmış bir şiirde okundu. Bölgenin sorunlarının yanında batıda bulunan Kürtler’in ve İslami ilke sahibi kesimlerin çektiği sıkıntılarda dillendirildi. Ayrıca konunun batı-doğu arasında farklı algılanış ve yorumlanışları üzerinde duruldu Türkiye’deki katılımcılarca.
Konuşmalardan farklı olarak gördüğüm birkaç konu vardı. Bazılarını yazmak isterim.
*Ahmet Örs’ten not aldığım cümlesini aynen alarak yorumu sizlere bırakıyorum.””Mavi Marmara’yı Dicle-Fırat’a doğru yürütürsek o zaman kardeşlik ete kemiğe bürünmüş olur. Bugün Kürt kimliği kabul edilmiştir. Biz önce TC’yi yaptığı tüm zulümler yüzünden özür dilemeye çağırmalıyız. Hükümeti buna zorlamalıyız.”
*Ali Bapir(Güney Kürdistanlı ayrıca Komela İslami lideri)’in dünyanın Süper güçlerine göre stratejilerin belirlenmemesi ve bölge ülkelerinin Kürt Sorunu’da Amerika ve benzeri ülkeleri söz sahibi etmemesi gerektiği vurgusu kayda değerdi kanımca.
*Pazar günkü ilk oturum sadece Türkiye dışındaki katılımcalara ayrılmıştı. Genel olarak bu konuşmacılar kendi ülkelerindeki Kürt zulümleri ve tarihçesi üzerinde durdu. Bu konuşmacıların genel birleşme noktaları sorunun bölgedeki İslami uyanışı yeniden sağlamakla olabileceği söylendi. Dr. Selahaddin Seydo’nun Enfal operasyonunu konu etmesi ve Filistin’le konuyu karşılaştırması yine farklı konular arasındaydı kanımca.
*Yine soruna değinen Kürt kökenli konuşmacıların Irak-İran ve Suriye hakkındaki ortak kanıları nedenin seküler kavramların ve seküler yaşam tarzının hakim oluşu olarak değerlendirdiler.
*Doç. Dr. Ahmet Yıldız’ın tespiti çok ilgimç ve kanımca konuya vakıf olmayışından kaynaklı olsa gerek çok basit ve kestir at mantığıyla yapılmış bir tespitti: “Kürt Sorunu Aşırı Milliyetçilikten kaynaklıdır.”
Ve daha bir çok tespitler vardı. Ama Ersin Sönmezler’in Kürtçe yaptığı konuşmada Türkiye’deki konuyu özetler bir feryadı vardı. ” -Ev çı méjiye? wun dıbéjin Vatan Sağolsun bra géncu xorté me saxbé..(bu be zihniyettir Vatan Sağolsun diyorsunuz?bizim gençlerimiz sağolsun)”
Ayrıca yoğunlukların aslında çıkan yazarla orantılı olarak değişmeside gözümden kaçmadı. Ayrıca Abdurrahman Kurt’a duyulan ilgide beni oldukça rahatsız etti. Nedendir bilmem tüm konuşmacıların hemen hemen alkış tutulan her cümlelerde oda alkış tutuyordu 🙂
Kadın ve erkeklerin ayrı olması ve bu konuda pek bir hassasiyeti olmayan sol kesiminde buna riayet etmesi saygı duyulacak birşeydi. Diyaloglar ve karşılıklı kesimin birbirlerini kaale almaları ve ara ara bilgi alışverişlerinin oluşu bazı şeyler adına umut veriyordu. Sonuçta Amed’de uzun süredir ayrı iki kutuptu bu iki kesim. Bazı önyargıların ciddi anlamda katılımcılarca yıkıldığını düşünüyorum. Tadsız olarak nitelendirilen Necat Özdemir’in kürsüye çıkışı esnasında bir grup gencin protesto niteliğindeki devinimleri haber sitelerinde bahsi geçtiği kadar abartılı değildi. Medyaya malzeme vermeye görün. Ayrıca insanı gerçekten bu Kürt’lerin İslami kesime (Ciddi anlamda İslamı İkame edemeyen-Dönüşüm göstermiş olan) antipatik bakışının yersiz olmadığını düşündüren ve bu savı kuvvetlendiren Vakit Gazetesinin bahsettiğim olay hakkındaki gerçek olmayan haberi iyi adına yapılmak istenen bazı şeylere bazı kesimlerin tahammülünün olmadığının göstergesiydi bence. Vakit gazetesi olayı olduğundan farklı yansıttı bugünkü sayısında.
Yazıyı uzattıkça uzattım 🙂 Kusura bakmayın yazmayı ve konuşmayı seven bi tipim 🙂 
Son olarak Forumun sonunda yapılan ve kendimce notlarını aldığım bildirge ve önerileri okumanızı isterim. 
Tespitler 
> Kürt Sorunu Kemalizmin Ürünüdür.
> Militaris ve Ulusçu zihniyetin Kürt Irkı’na karşı tutumlarından kaynaklıdır.
> Bu bağlamda tüm sorumluluk hükümetindir.
> PKK muhattaptır.
> Açılım’ın(eger böyle birşey varsa) neticelenebilmesi için; Akp hükümetinin sisteme dahil olmuş tavırlarını biran önce terketmelidir.
> Şiddet’in nema oluşturduğu bir sorun haline gelişi sorunun devamının nedenlerindendir.
> Sorun adına muhattapların kesin belirlenmesi ve işbirlikçilerin sorun dışında tutulması gerektir.
Öneriler
> İslami kesim yok sayılamaz.
> Kemalist zihniyet tüm kesimlerce terkedilmeli.
> TSK operasyonları durdurmalı, PKK eylemsizlik kararı almalıdır.
> Tüm siyasi tutuklular (yaş ve suç gözetilmeksizin) serbest bırakılmalıdır.
> Kürtçe üzerindeki soyut ve somut baskı tamamen kaldırılmalıdır.
> Andımız-Milli Güvenlik dersi gibi Militarist zihniyetin ürünleri kaldırılmalıdır.
> Anayasadaki Türk söylemi kalkmalı ve ırkçı söylemler bir kenara itilmelidir.
> Koruculuk sistemi acilen kaldırılmalı ve kısa vadede isimleri değiştirilen tüm yerleşim alanlarının adı geri verilmelidir.
> Kayıpların tümünün akıbeti belirtilmeli, Ergenekon sürece bölgeyide kapsayacak duruma getirilmelidir.
> Cezaevi koşulları iyileştirilmeli, PKK Öcalan’a yapılan hareketleri şiddet gerekçesi yapıp ortamın gerilimini arttırmamalıdır.
> BDP kanadıda asli muhattaplardan kabul edilmelidir. Demokrasi bunlar içinde işlemelidir.
> Bölge ülkeleri (Irak-İran-Suriye-Türkiye) bölgenin geleceği için ortak projeler üretmelidir.
> Bediüzzaman-Séx Said gibi ayanların mezarları tespit edilmelidir.
> Jitem oluşumunu andıran Özel Ordu kurulmamalıdır. 
Engin ERK
Reklamlar