Bardağı Taşıran Son Damla

Bardağı Taşıran Son Damla
Kasım ENGİN
Bardağı taşıran son damla diye bir söz vardır. Söze, noktanın konduğu an diye biliriz. Her şeyin değiştiğini de ifade eden bir şeylerin gelişeceğini de dile getiren anlamlı bir söz.
Evet, bardağı taşıran son damla bardağa bırakılmıştır ve bardak taşmıştır. Bardağın bir damla suyu kaldıracak yeri kalmamıştır. Dolan bardağa fazladan eklenen damla su taşmanın sebebi olmuştur.
İnsan ilişkilerinde bardağı taşıran damla, insan sabrının artık kalmadığı, insanın daha fazla tahammül gücünün yetmediği, kaldıramadığı, kaldıramayacağını da ifade ettiğini söylemek yanlış olmaz.
En son Medya Savunma Alanlarının 50 farklı noktasına 20 uçakla yapılan ağır bombardıman bardağı taşıran son damladır. Uzun bir süredir faşizanlaşan TC devletinin, tekçi zihniyetinin adeta temsilcisi konumuna gelen AKP’nin eliyle Kürt Özgürlük Hareketini tasfiyeye dönük soykırımcı yaklaşımlarını halkımızla paylaşmıştık. Özelde gerillaya dönük imha operasyonlarını yaşayan güçler olarak devletin ve iktidardaki rantçı partinin stratejisini çözmemiz bizim için çok zor olmamıştır. Ne var ki siyaset öyle bir sanattır ki; gördüğün, bildiğin, öngördüğün birçok gerçeği söyleyemiyorsun. Söylemenin anlamının olabilmesi için herkesin görmesi, bilince çıkarması ve öngörebilmesinin zeminini yaratmadan bu olmuyor. Benzer zorluğu Şeyh Bedrettin yüzyıllar önce yaşamış ve ‘her şeyi açık söyleyemememin acısı’ demiş büyük usta, büyük ermiş, büyük direnişçi. Buna siyaset biliminde meşruiyeti yaratma diyorlar.
Evet, tek taraflı ateşkes uygulamalarımıza, ısrarla çatışmalarda kaçınmamızın büyük fedakârlıklarına rağmen TC devleti saldırıları durdurmamıştır. Binlerce legal Kürt siyasetçisi boş gerekçelerle tutuklanmıştır. Binlerce çocuk en kaba uygulamalarla zindanlara doldurulmuşlardır. Genç denilemeyecek kadar küçük Kürt kızlarına okullarda tecavüz edilmiştir. Kürt gençleri okullarda, meydanlarda yargısız ifnasızlara maruz kalarak vurulmuşlardır.
Evet, devletin ve onun uygulayıcısı olan çıkarcı, rantçı partisi AKP, Kürt halkının 12 Eylül faşist uygulamaları sürecinde karşılaşmadığı yok etme girişimlerini devreye koymuştur. Halkımız tarihin hiçbir sürecinde bu kadar kültürel soykırımla, açlık soykırımıyla yüz yüze bırakılmamıştır.
TC devleti ve AKP, tekçi, ırkçı, devletçi, imhacı inkârcı zihniyet çok sinsice yürütülürken Kürt Özgürlük Hareketine karşı da her cepheden saldırılar yürütmüştür. Türkiye içerisinde tutun da dünyanın öbür yakalarına-belki de ismimizi cismimizi duymayan ülkeleri ve halkları-Kürt halkı ve gerillasına karşı düşmanlaştırma girişimlerde bulunmaktadır.
Ortadoğu’da Kürdistan’ı işgal eden güçleri bir araya getirerek bir anti Kürt ittifakı kurarak Kürtler katli vacip hale getirilmek istenmektedir. Bunun öncülüğünü ise TC ve AKP yapmaktadır. İran’da bu denli pervasızca Kürt gençlerinin infazı ve zehirlenmesi AKP yetkilerinin İran gezileri ardından gerçekleştirilmişlerdir. TC,kimlerle  ittifak kurmuşsa orada Kürtlere karşı sert yönelimler yaşam bulmuştur.
Tüm bunlar yetmiyormuşçasına en son olarak gerillanın bulunduğu sahalara çok sayıda uçakla imha amaçlı bombalar yağdırmak AKP’nin ve TC devletinin tüm niyetlerini ortaya koymaktadır. ‘en önemli sorun Kürt sorunudur’ diyen bir cumhurbaşkanı söylemleri ardından saldırılar artarak gelişmektedir.
Yeter Artık deme zamanı geldiğini daha önceleri çok kez ifade ettik. Kendi yolunu çizmek ve inadına özgürlükçü çizgi derken yol ayrımına doğru gidildiğini dile getirmeye çalıştık. Ne var ki bunlar çokta dikkate alınmadı. Taşmak üzere olan bardağa daha fazla su katarak bardağın taşması için her şey yapıldı. Böylelikle büyük emek ve dirayetle yürütülen barış ve diyalog yöntemiyle sorunu çözme girişimlerimiz boşa düşmüştür. Ve boşa çıkarmayı çok bilinçlice yapan ise AKP’dir. 20 uçakla gerillamızın üstüne bombalar yağdıran bir devleti, güllerle karşılamayacağımızı aklı yerinde olan her insan herhalde kabul eder.
Evet, bardak taşmıştır. Bundan sonra gelecek olanlardan AKP ve onun akılmendleri olan sahte aydınlar sorumludur.
Bizim yapacağımız son derece açıktır; kendi yolumuzu bildiğimiz yöntemlerle çizmek ve hayata geçirmek için var gücümüzle belki var olan gücümüzü de katlayarak pratikleştirmek olacaktır.
Yeni bir süreç başlamıştır.
Reklamlar