Kürt askerler TSK’dan firar etsin

Kürt askerler TSK’dan firar etsin
BEHDİNAN – KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan, Türk ordusunda son yıllarda şüpheli asker ölümlerinde artış yaşandığını belirterek, Kürt askerlerin TSK’dan firar etmesi çağrısında bulundu.
Anne ve babaların çocuklarını askere göndermemesi isteyen Kalkan, Vicdani Ret hareketinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. 
ANF’ye konuşan Kalkan, Çukurca’da 7 askerin ordunun kendi döşediği mayınla öldürüldüğünü hatırlatarak, Türk ordusu kara mayını kullanmaktan ötürü suçüstü yakalandığını söyledi.
İlgileri olmamasına rağmen çok sayıda ölüm olayının kendilerine mal edildiğini belirten Kalkan şöyle dedi:
* ‘’Asker ölümlerinde son iki yılda daha da artış sağlamıştır. Hatta bize mal edilen birçok olayın olduğu da açığa çıktı. İşte Çukurca olayı, yedi askerin kendi mayınlarıyla öldürülmesi olayı. Türk ordusu tarafından yapıldığını mahkemeler de kanıtladı. Demek ki Türk ordusu mayın kullanıyor, her tarafı mayınlıyor. Bir de yurt dışına, uluslararası mayın örgütlerine diyorlar ki, biz kara mayını kullanmıyoruz, bunları hep PKK yapıyor diyorlar. Aslında Türk ordusu kara mayını kullanmaktan suçüstü yakalanmıştır. Kara mayın kullanmak uluslararası suçtur ve Türk ordusu Kürdistan’da bu suçu fazlasıyla işliyor. 
* Diğer yandan, bir Karakoçan olayı vardı. Kendi askerinin eline pimi çekilmiş bomba verdiler ve o kadar asker öldürdüler. Bunu gizlemek için kaza olmuş diye yansıttılar. Oysa açığa çıktı ki, komutanın kendisi yapmış. Böyle birçok başka olay var. Bunlar elbette ki bilinçli olaylardır. 
* Bu olayların bilinçli, planlı, milliyetçi çevreler, faşist güçler tarafından yapıldığını tespit etmek zor değil ki. Bu kadar Kürt genci askere gidiyor geliyor. Askerde neler yaşanıyor, Kürtler için neler söylüyorlar anlatsınlar. Aslında basın bu konuda önemli çalışmalar yapabilecekken yapmıyor. Binlerce genç var askere gidip gelen. Bunlar askerdeyken her türlü hakarete, küfre uğruyorlar. PKK adı altında Kürtlere, Kürt direnişine en alçakça hakaretler yapılıyor. Onur kırıcı sözler, davranışlar içinde bulunuluyor. Bu bir gerçek. Buna biraz tepki gösteren oldu mu da, hemen alıp katlediyorlar. Ondan sonra da intihar etti, kaza oldu, bilmem ne oldu süsü veriyorlar. 
* Benzer durum Suriye ordusunda da yaşanıyor. Son yılda orda da önemli bir artış var. Bunlar bir tesadüf değil. Birbirini besliyor, destekliyor. Bu bakımdan faşist milliyetçiliğin tırmanışta olduğunu gösteriyor. Orduda Kürtlere nasıl hakaret yapıldığını, baskı uygulandığını ortaya koyuyor. 
* Peki, bu durumda ne yapmalıyız? Ordu kendini düzeltsin mi diyeceğiz? Şu haliyle onu diyebilir miyiz? Desek bile, bunun bir anlamı ve değeri olabilir mi? Elbette ki hayır. O zaman ne yapmak lazım? Askere gitmemek gerekiyor. Ben burada açıkça söylüyorum, niye analar, babalar, Kürt aileleri çocuklarını her türlü onur kırıcı, hakaret edilen bir ocağa gönderiyorlar? Yazık değil mi? Böyle yurtseverlik olur mu? Böyle Kürtlük olur mu? Katlediliyor, ondan sonra da ağıt yakmaya kalkıyorlar. Halbuki o katliamlardan devlet sorumlu, ordu sorumlu. Ama o gençleri askere gönderen aileler, anne babalar da sorumlu. Ben açıkça sorumlu tutuyorum. 
* Bir de bazen askere gönderme törenleri yapıyorlar. Bu ayıptır. Bu ne biçim yurtseverliktir? Halbuki şimdiye kadar askere gitmemeye, gençleri göndermemeye dönük bir kampanya olsaydı ordu Kürt sorununda siyasi çözüme hemen evet derdi. Ordunun gücünü kırardı bu. Oysa onun yerine daha fazla genci askere göndermeye çalışıyorlar. Neymiş, askerlik yaptıktan sonra para kazanma, iş yapma imkanı oluşuyormuş. Ama askerde o genç neler kaybediyor, ne kadar onur kırıcı, haysiyet kırıcı durum yaşıyor? Ne kadar kırılıyor iradesi, onuru? Ruhu, duygusu yok ediliyor. Fakat bunlar hiç hesap edilmiyor. Bu bakımdan çocukların askere gönderilmesini kınıyorum. 
* Madem devlet çözüm üretmiyor, o zaman o devlete hizmet edecek bir şey olmamalı. Oysa gerilla onur yeri, şeref yeri, haysiyet, gelecek yaratma yeri. Gerillaya gelebilirler, başka yerlere gidebilirler en azından. Askere gitmeme durumunu geliştirebilirler. Şehirlere kayabilirler. Vicdani Retçiliği geliştirebilirler. Ama daha önemlisi gerillaya katılmaktır. Dağa çıkış, gerillalaşma öyle sınırlı bazı kesimlerin işi olmamalı. Daha fazla kesimin işi olmalı. 
Askere giden gençleri de, onların ailelerini de eleştiriyoruz, kınıyoruz. Bunu bir eksik yurtseverlik olarak görüyoruz. Bu tutum yeterli bir yurtseverlik tutumu değildir. İçinde zafiyet var, eksiklik var, bir yere kadar teslimiyet vardır. Bunu herkes görmeli, anlamalı, dolayısıyla da bundan vazgeçilmeli. 
Tüm aileleri, anne ve babaları gençlerini böyle ölüm makinesine göndermemeye çağırıyorum. Biraz o genç insanların onurunu, haysiyetini de düşünsünler. Yine tüm Kürt gençliğini askere gitmek yerine dağa çıkmaya, gerillaya katılmaya çağırıyorum. Bunu yapamıyorsa bir kişi, Türk ordusuna da hizmet etmemelidir. En azından askere gitmemeliler.
Orduya hizmet demek Kürt halkının geleceğine karşı savaşmak ve onu yok etmek demektir. İster Kürdistan’da ol ister olma. Kürdistan’da gerillaya karşı savaşmanın, askerlik yapmanın da öyle yurtseverlikle herhangi bir bağı kesinlikle olamaz. 
Ben içimde kabul etmiyorum, ama ne yapayım, pratikte yapmak durumundayım biçimindeki bir yaklaşım kesinlikle doğru değildir. Bu kölece bir yaklaşım, teslimiyetçi bir yaklaşımdır. Ne gençler, ne de aileler bunu kabul etmelidir. 
ANF NEWS AGENCY
Reklamlar