Komploculuk, Uygarlığın Eseridir

Doğal toplumun yaratıcı gücü olan kadının düşürülmesi, köleleştirilmesi komplo gerçeğinin en çarpıcı yanını göstermektedir. Güçlü kurnaz erkeğin avcılık kültüründen edindiği deneyimlerine dayanarak Ana tanrıça etrafında şekillenen evcil düzene karşı yeni bir ev düzeni ataerkil zihniyetle geliştirilmiştir. Emeğe, eşitliğe ve paylaşıma dayalı olan yaşam ortadan kaldırılmıştır. Doğal toplumun en çok öne çıkan yanı, paylaşımcı, özgürlükçü ve adaletli değerleri yani toplum değerleri bastırılmıştır. Yerine ataerkil zihniyetin yarattığı zor, şiddet baskı, kölelik ve sömürü gibi uygarlığın değerleri artık toplum üzerine hakim olmuştur. Bunun sonucunda anacıl ev düzeni ortadan kaldırılmıştır.
Komplo ve komploculuk tüm insanlık tarihinde, uygarlığım gelişimiyle başlamış ve gününüz olan kapitalist sisteme kadar gelmiştir. İktidarcı-devletçi zihniyetin sahibi olan ataerkillik sadece kendisini sıfat ve biçimleriyle değiştirmiş ve özünden hiç taviz vermeden varlığını korumuştur. Tarihsel gelişmede uygarlığın en çarpıcı yanı toplumu kan deryasına çevirmesidir. Ataerkil zihniyet her zaman savaşı tırmandırmış ve kendisini sürdürmüştür. Komplo ataerkil zihniyetin ürünü olarak yalana, hileye ve entrikaya dayalı gelişmiş ve geliştirilmiştir. Bu oyuna karşı çıkan her sese karşı bir yönelim olmuş bastırılmış, susturulmuş veya ölümle sonlandırılmıştır. Tarihsel gerçekliğimiz bunu çok açık bir şekilde doğrulamaktadır.
Uygarlık tarihinde de gördüğümüz gibi hakikat arayışçısı olan büyük özgürlük filozofları ve ütopyacıları yakılmayı göze olarak sonuna kadar düşüncelerini savunmuşlardır. Bruno ,Galileo, Kopernik gibi reformatörler ütopyacılar hakikat arayışçısı olup ama iktidarcı-devletçi zihniyet tarafından bastırılmış tarihin derinliklerine gömülerek üstü örtülmüş bir geçekliktir. Bununla beraber bunu Ortadoğu’da da görmek mümkündür. Ulus devlet zihniyetinin sahipleri ile bunu da aşmak isteyen emperyalist ve sermayeli güçler arasında Önder APO ‘ya karşı kurulan ittifak sonucu bir olmuşlardır.
Önder APO yeni bir yol, yeni bir hakikat yaratmak istiyor. Hakikat arayışı doğal toplumun ahlaki ve politik yanı hafızalarda hep bir cennet olarak kalan insanın insan olma ve insanın varolma arayışı demektir. Bize gerçek- hakikat diye öğretilen uygarlık tarihi aşılmalıdır. İnsanlık doğal toplumu politik ve ahlaklı yaşam biçimleri olarak yaşadılar. Yani yaşamları hakikatleri oldu. İnsanlar hakikatsiz ve inançsız yaşayamazlar. Bize hakikat diye öğretilen uygarlık tarihinin yalanlarından ve öğrettiklerinden kurtulmamız lazım. Uygarlık tarihinin gerçekliği hakikatliğinden kurtulmazsak Önderliğin hakikatine (Kürtlerin neolitik yaşam gerçeği ) ulaşamayız. Bu yüzden geçek olan hakikatin arayışında olmalıyız
Önder APO’nun yaratmak istediği hakikat, Kürt halkının ve tüm insanlığın hakikati olacak ve buna dair yürütülen özgürlük mücadelesi direnişini devam ettirmektedir. Bunu gören, hisseden iktidar sahipleri kendileri için bu durumu bir tehlike olarak görmüş ve Önder APO’nun sesini kesmek, bastırarak işlevsiz kılmak istemişlerdir. PKK hareketinin öncülük ettiği mücadele had safhaya ulaşmıştır. Bu mücadele özgür Kürdü yaratma ve irade yapma mücadelesidir. Buna karşın egemen güçler tarafındansa Önder APO şahsında özgür Kürdü yok etmek, iradesizleştirmek esas alınmıştır. Önder APO’nun tutsaklığıyla gelişen mücadelenin artık boy vermeyeceği ve yok olacağı hedeflenmiştir. Önder APO’nun esir alınmasıyla birlikte Kürt halkının özgürlük mücadelesinin dağılacağı hesaplanmıştır. Tekrardan Kürt halkının tarihin derinliklerine gömülmesi istenmiştir. Önderliğimiz fiziki bir esareti yaşıyor olsa bile düşünsel ve irade olarak en özgür insan olma konumunu daha da güçlendirmiş ve duruşuyla, direnişiyle bunu herkese bir kez daha ispatlamıştır. Önder APO’nun direnişçi duruşu devletçi-iktidarcı zihniyetin, komplonun amacına ulaşmasında da yıkılmaz bir barikat gibi durmuş ve komployu anında çözümleyerek, deşifre ederek boşa çıkarmayı başarmıştır.
Mevcut durumda komplo halen devam etmektedir. Komplo amacına ulaşmada büyük çabalar harcamakta ve sürekli biçim değiştirmektedir. Önder APO’nun tüm insanlık ve dünya halkı için yürütülen mücadelesinde sunulan proje (demokratik uygarlık )insanlığın kölelik zincirlerini kıracaktır ve bunu gerçekleştirmek de bize düşmektedir. Özellikle bir APO’cu kadın militanlar olarak Önder APO’nun kadın boyutunda harcadığı muazzam çabaları göz ardı etmeden öncülük misyonuna sahip çıkarak projeyi hayata geçirmekle yükümlüyüz. Eksik yanlarımız varsa bunun tespitini yaparak aşılmasında en radikal tutum sergileyerek mücadele düzeyimizi yükselteceğiz. Ancak kendimizi yarattığımızda Önder APO ‘ya ve sonsuz direnişe layık olabiliriz. Bu temelde gerçek anlamda komployu öğrenmek istiyorsak tarihi iyi okumalı ve anlamalıyız. Çağımız 21. yy’ın, demokratik modernitenin hayat bulacağı ve kapitalist modernitenin aşılacağı bir yy olacağından umut ediyoruz. Yaşam olacaksa ya özgür olacak ya da hiç olmayacaktır.
Ş.Beritan Akademisi Öğrencileri
Reklamlar