CDK: Elinizi Kürt halkının boğazından çekin!

Avrupa Kürt Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK) İtalya ve Fransa’da gerçekleşen baskın ve gözaltıları sert dille kınayarak, “Elinizi Kürt halkının boğazından çekin!’ dedi. CDK, Avrupa’daki Kürtleri gözaltı ve tutuklamaları demokratik eylemlerle protesto etmeye çağırdı.
Avrupa Kürt Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK) dün İtalya ve Fransa’da gerçekleştirilen, 76 Kürt yurseveri ile siyasetçisinin gözaltına alındığı baskınlarla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada, operasyon ve ardından gerçekleşen gözatıların, uluslar arası kirli ilişki ve çıkarların Kürtleri vurmaya devam ettiğinin somut örneği olduğu belirtildi. 
Açıklamada, “İtalya’nın birçok kentinde gözaltına alınan Kürtler ile Fransa’nın bazı kentlerinde yapılan insanlık dışı uygulamalar neticesinde yakalanan Kürt yurtseverlerinin hiçbir suça bulaşmamış olmalarına rağmen yakalanmaları, elbette ki uluslararası devletlerin kirli hesaplaşmalarının, buluşma ve anlaşmalarının bir sonucudur” dendi.
Ülkeleri işgal altında, dilleri, kültür ve gelenekleri yasaklı olan Kürtlerin bulundukları ülkenin ilticacıları olarak yaşadıkları, demokratik hak ve adaletten başka hiçbir istekleri olmadığının herkes tarafından bilindiği belirtildi. Örgütlü her Kürdün bulunduğu ülkenin siyasi ve hukuki yapısına karşı son derece saygılı olduğu, en ufak bir kriminal suç işlemedikleri kaydedilen açıklama şöyle dendi: 
“Türkiye’de her şeylerini kayıp eden, en değerli varlıklarını yitiren, evleri, köyleri, kasaba ve ormanları yakılıp yıkılan Kürtler, Avrupa’da da benzer uygulamalara tabi tutulmaları, uluslararası hukuk ve insan haklarına aykırı olduğu kesindir. Gittiği her yerde baskı ve şiddete maruz kalan, her türlü yasaklamayla karşı karşıya bırakılan, örgütleme ve demokratikleşme hakkını elinden alınan Kürtler, adeta ölüme mahkûm edilmek istenmektedir. Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’da da “konuşmayacaksın, tartışmayacaksın, örgütlenmeyeceksin”, adeta “otur oturduğun yerde” diyen bir politika uygulanmakta ve bu nedenle Kürtlerin her türlü insan olma hakkı elinden alınmaktadır.
“Kürtlerin iradesini kırmaya, her türlü haktan yoksun bırakılmaya dayanan bu anti-demokratik politika ve uygulamalara karşı en ufak bir tepki gösterdiklerinde ise, büyük bir baskıya, saldırı, operasyon ve krimanilize tutumuna maruz kaldıklarını gayet iyi biliyoruz. Kürtleri, Türkiye, yani ölüme, işkenceye, baskı ve cezaevine göndermekle tehdit eden Avrupa ülkeleri, bu konuda başarı elde edemeyince bu kez kendileri benzer politikalar izlemektedirler. İtalya ve Fransa’nın onlarca Kürt siyasetçi ve yurtsever halkımızı gözaltına alması bunun en somut ve çarpıcı pratik örneğidir.”
Açıklamada, Türkiye devleti ve yetkililerinin, Avrupa’da bulaştığı kirli ilişki ve suçların haddi hesabı olmadığı belirtilerek, “Her Türk konsolosluğu, her askeri ateşe bürosu, her elçilik adeta bir kirli ilişki ağı haline gelmesine ve buralar uyuşturucunun pazarlandığı birer Pazar durumuna gelmesine rağmen seslerini çıkartmayan Avrupa devletleri, sıra Kürtlere geldiğinde adeta suç üretmek için özel çaba sarf etmektedirler. Bu da anlaşılıyor ki Avrupa devletleri, Kürtleri kirli çıkarlarına kurban etmek için elinden geleni yapmaktadırlar” dendi.
Avrupa ülkelerine Kürtlere yönelik baskılara son verilmesi istenen açıklamada, “Avrupa ülkeleri, Kürt sorununu artık bir çıkar, rant, kirli ilişki ve farklı dayatma kapısı olmaktan çıkartmalı, ellerlini halkımızın boğazından çekmeli, Türkiye’nin kirli savaş ilişkilerine buluşmaktan vazgeçmelidir” çağrısı yapıldı.
Kürtlerin artık “yeter” diyerek, Avrupa’nın kendi değer yargılarına, oluşturduğu hukuk ve yarattığı adaletin temel ilkelerine sadık kalmaları gerektiğine inandığını belirten CDK, açıklama sonunda şunları kaydetti:
“Biz Avrupa’da çalışma yürüten CDK olarak da, aynı biçimde Avrupa ülkelerine; ellerinizi Kürtlerin boğazından çekin, Türk devletinin kışkırtma ve provakasyonlarına gelmeyin, hak, hukuk, insan hakları ve gerçek adalet neyi gerektiriyorsa onun gereklerini yerine getirin, Türklere nasıl yaklaşıyor, diğer halk ve azınlıklara, diğer ulus birey ve göçmenlere nasıl yaklaşıyorsanız Kürtlere de öyle yaklaşın diyoruz.
Bu temelde, Avrupa’da yaşayan halkımızın kendi demokratik haklarını savunmalı, yapılan baskı, gözaltı ve tutuklamaları demokratik eylem biçimleri ile protesto etmelidir.”
Reklamlar